Piyanonun ses alanı yedi sekizliden biraz fazladır. Klavyesinde 88tuş (87 yarım ses) vardır. Verebildiği en pest ses 27,5hz frekanslı 'La' sesidirbütün piyanolarda bu sesi veren telin boyu 198cm kadardır. En tiz ses ise 4186hz frekanslı tanpere 'Do' sesidir. Bu sesi veren telin boyu 61cm kadardır.Pest sesleri veren tellerin çok uzun olmasıgereken boylarını kısaltabilmek için, üzerlerine başka tel sarılmış ve birim kütleleri arttırlımıştır. En pest sesten başlayarak ilk on sesin herbiri tek bir sarma telden elde edilir. Sonraki 18 sesin herbiri için bir çift kaplanmış tel kullanılmıştır. Geri kalan 60 ses için üçer çıplak tel vardır. Böylece 88 ses için toplam 226 tel kullanılmış oluyor. Bu kadar telin gerilmesi çerçeveye büyük yük getirir. (30 tondan fazla) Çalgının bu yüke dayanmasını demir çerçeve sağlar.

Teller iki eşik üzrinden geçerler. Eşiklerden biri demir çerçeve üzerine, öbürü ise ses tahtasına basmaktadır Ses tahtasının (rezanatör) görevi; telden sesin niteliğini düseltmek ve havaya akustik enerji yaymaktır. Eşikteki titreşimlerin olabildiğincekısa sürede, sestahtasının her yanına yayılması gerekir. Yani dalgaların ses tahtasındaki hızı büyük olmalıdır. Bunun için de esnekliği fazla ama öz kütlesi küçük (hafif) bir malzeme gereklidir. Norveç ladini bu işe çok uygundur. Bu ağaçtasesin hızı damarlar bouyunca 4600m/s’yi bulur. Damarlara dik doğrultular daha azdır. Orijinal piano-forte’de teller büyük piyanolardaki gibi yatay durumdaydı. Daha sonra, dik piyano veya duvar piyanosu denilen; tellerin dikine uzandığı modeller geliştirilmiş ve bu çalgının evlere girebilmesi kolaylaştırılmıştır.

Eşiklerin üzerinden geçen tellerin bir ucu çerçeveye gömülü ayar çivilerine bağlıdır. Tellerin öbür ucu doğrudan çerçeveye tuturulmuştur. Piyanonun düzeninin uzun süre bozulmaması için tellerin gerginliklerinin koruması gerekir. Yani ayar çivileri tellerin zorlaması altında eğilmemelidir. Çivilere gereken daynıklılığı verebilmek için ayar çivileri çapraz damarlı 41 kat sert ağaç levhadan yapılmış bir blok (çivi bloku) içine gömülmüştür.

Mekanizmanın işleyişi: Piyanonun telleri çekiçle vurularak titreştirilir. Kuşkusuz olay bu kadar basit değildir. Parmağın tuşa basmasıyla birlikte, çok ince ayarlanmış bir sıra olay birbirini izler. Tele vurarak çekicin vuruşu yapar yapmaz telden ayrılması gerekir ki, telin titreşimini söndürmesin. Çekicin tele vurduktan sonra sıçramasını önlemek gerekir. Hemen, ikinci bir vuruşa hazır olmasına olanak sağlanır. Yani vuruş mekanizması hızla başlangıçtaki başlangıçdaki durumuna dönebilmelidir. Ayrıca seslerin seslerin birbirine karışmasını önlemek için , ard arda vuruşlar yapılırken , bir önce titreştirilen tellerin söndürülmesi lazımdır. Yani tuşa basınca ses başlamalı, bırakınca da kesilmelidir. Bütün bunları büyük bir incelikle yapabilen piyanonun mekanizmasıdır.

Mekanizma anlaşılması zor, karmaşık bir sistemdi. Bazı piyanoların mekanizmasında 7000’den fazla parça vardır. Demekki her tuşa 80 kadar parça düşmektedir. Keçeyle kaplanmış çekiçler, çok sert de, çok yumuşak ta olmamalıdır. Yumuşak çekiçler donuk, cansız bir ses oluşturur. Sert çekiçler ise çınlayan, acı bir ses oluşturur. Tuşa basılınca ve çekiç harekete geçince tele deymekte olan bir keçe yastık telin üzerinden kalkar. Tam çekicin tele vurmasından önce, bir kaldıraç çekici tuştan ayırır. Zaten hızla hareket etmekte olan çekiç, tele doğru hareketine serbestçe devam eder. (eğer tuşa yavaş basılırsa çekiç hızlanmaz ve tele vuramaz. Dolayısıyla bir ses oluşmaz.) Tele vurup geri dönen çekiç, geri engeli tarafından yakalanır ve tutulur. Tuş kalkınca, keçe yastık yeniden telin üzerine inerek susturur.

Piyanoda üç pedal (ayaklık) vardır. Sağdaki pedal “Yastık Pedalı” dır. Bu pedala basılırsa bütün yastıklar kalkar ve teller serbestçe titreşebilir. Pedal bırakılınca ise yastıklar yeniden tellere değer. Soldaki pedal; “Yumuşak Pedal” da denilen tek tel pedalıdır. Bu pedala basılınca bütün mekanizma olduğu gibi bir parça kayar ve böylece çekiçler her ses için gerilmiş bütün tellere değil yanlızca bir veya iki tele vurabilir. Böylece ses şiddeti azalır. Ortadaki pedal “Uzatma Pedalı” dır. Bu pedal yastık pedalı gibi bütün sesleri değil yanlızca pedala basıldığı sırada çalınmakta olan sesleri uzatır.

Piyanonun önemli parçalarını şöyle sıralandırabiliriz:
- Dökme demir çerçeve
- Çam blok
- Ses tahtası
- Eşik
- Kasa
- Mekanizma
- Klavye
- Pedal

Sesin niteliği ve akustiği hakkında bilgiler : Piyanodan yayılan sesin niteliğini değiştiren bağzı engeller üzerinde duralım.Tellerin tam esnek olmayışı yüzünden, çıkan karmaşık sesin içindeki selen düzeni bozulduğu için, piyano sesi biraz uyumsuzdur ve bu uyumsuzluk piyano için karekteristik bir özelliktir. Piyano sesinin içeriği üst seslerin frekansları arttıkça karşılıkları olan selenlerinkinden git gide daha farklı olur. Frekans arttıkça üst sesler git gide daha diyezli olur.

Piyano seslerinin niteliğini belirleyen ikinci bir etken, sesin başlayış ve bitiş biçimidir. Bu her çalgıda farklıdır. Piyanoda çekicin tele vurmasıyla ani olarak enerji verilir. Bu bir ses patlamasıyla sonuçlanır. Patlama çabucak söner ama telin serbest titreşimiyle oluşan ve daha az şiddetli olan ses uzun süre devam eder. Yani piyano sesi iki ayrı sesin bileşkesi gibi düşünülebilir. Çekicin vuruşu dikey titreşime neden olur bu titreşimin enerjisi eşik yoluyla ses tahtasına aktarıldığı için çabucak biter ve titreşim söner.

Yatay titreşimin enejisi ise; Tel eşiğe bastırarak titreşmediği için ses tahtasına kolayca geçemez. Dolayısıyla ses uzayıp gider. Piyano sesini karekterize eden etkenlerden biri de bütün üst seslerin sönme hızlarının aynı olmamasıdır. Piyano sesine özellik sağlayan başka bir etken, birtek perdeyi elde etmek için birlikte seslendirilen iki veya üç telin birbirine tam uyuşum göstermeyişinden doğan vurulardır. Az sayıda vuru sese bir sıcaklık katar. Bu nadenle piyanonun sesi dinleyiciler tarafından sıcak bulunur.

Sesin sıcaklığı kuşkusuz öznel bir niteliktir. Ama bunun vurularla ilgili olduğu da kuşkusuzdur. Nitekim bir kaç keman tarafından tek sesli olarak çalınan bir melodi daha dolgun ve renkli olmasına karşın aynı melodi tek bir keman tarafından çalındığında daha sade bir yapıya sahip olur. Çünkü tek kemanda vurular oluşmaz. Ayrıca tam ve kesin frekanslı selenlerden elektronik olaral oluşturulan sentetik seslerle vuruların yokluğundan dolayı istenilen renk oluşmaz.

Piyanonun sesine özellik veren diğer bir etki çalgının diğer kısımlarından (teller dışındaki kısımlardan) gelen seslerdir. Özellikle tiz seslerde çekicin tele vurması ile oluşan vurma sesi çok dikkat çeker. Pedal sesleri vurulmamış olan tellerin vurulanlara uyarak titremeleri vb. Bir piyanonun sesini tanımamızı sağlayan ip uçlarıdır.

Piyano Çeşitleri :
1. Duvar (Konsol) Piyanosu
2. Elektro Piyano
3. Hazırlanmış Piyano
4. Kuyruklu Piyano
5. Mekanik Piyano
6. Pnömatik Piyano

Duvar Piyanosu : Telleri ve armoni tablosu düşey olan piyanodur.
Elektro Piyano : Rezonansı çalgının mekanizmasına dahil olan ya da dışarıdan bağlanan yükselteçlerin sağladığı piyano
Hazırlanmış Piyano : Tellerinin arasına Çalgının tınısını değiştirecek nesnelerin (çivi, tahta, maden ya da kauçuk parçaları) yerleştirildiği piyano
Kuyruklu Piyano : Telleri ve armoni tablosu yatay olan piyano
Mekanik Piyano : 1880’e doğru Amerika’da icat edilen otomatik piyano(üzerinde dişler bulunan tahta bir silindir, bir zemberekle döndürülür ve çekiçleri hareket ettirir.)
Pnömatik Piyano : Pirinç ve cetvelin (Pan Flür Denir) delikleri ile uyuşan karton bir rulonun deliklerinden çalgının içine hızla giren havanın basıncıyla çekiçlerin hareket ettiği otomatik piyano.